Gelişimle ilgili Temel Kavramlar


Çocukların belli bir olgunlaşma biçimi ve hızı vardır.

Çocukların belli bir olgunlaşma biçimi ve hızı vardır. Dışarıdan etkilerle bu gelişmeyi hızlandıramayız. Bu nedenle bazı gelişim görevlerini beklenen yaşlarda yapamıyorsa çocuk zorlanmamalı, beklenmelidir. Örneğin; çocuk yürüyebilmek için yürümenin gerektirdiği biyolojik olgunluğa erişmemiş ise zorlansa da yürüyemez. Birey öğrenmeden de belli olgunlaşma düzeyine ulaşabilir. Bir çocuk yürüme olgunluğuna erişmedikçe yürüyemez, konuşma olgunluğuna ulaşmadıkça konuşamaz. Bunun gibi gözleri, sinirleri, elleri ve benzerleri yönünden okumanın gerektirdiği olgunluk düzeyine erişememiş bir çocuk da okuyamaz. Küçük bir çocuğun eli ve parmakları top tutmayı öğrenecek kadar olgulaşmış olduğu hâlde kalem tutmak için olgulaşmamış olabilir. Bu nedenle hazır olmada hem olgunlaşma hem de öğrenmenin önemli rolü vardır.

Öğrenme

Öğrenme, tekrar ya da yaşantı yoluyla organizmanın davranışlarında meydana gelen kalıcı/sürekli değişikliklerdir. Ġnsanları diğer canlılarda ayıran en önemli özelliklerden biri öğrenme kapasitelerinin oluşudur. Biyolojik bir varlık olarak dünyaya gelen insan, kısa sürede pek çok yeni davranış öğrenir. Önce çevresine gülücükler dağıtır. Yürümeye, konuşmaya başlar. Daha sonraları giyinmeyi, arkadaşları ile oynamayı, okumayı ve yazmayı öğrenir. Bireyin yaptığı davranışların büyük bir çoğunluğu öğrenme ürünüdür. Belli bir dili konuşmak, alışkanlıklar ve tutumlar kazanmak, belirli kişilik özelliklerini oluşturmak, dünyayı algılamada farklı yaklaşımlar geliştirmek hep öğrenme yoluyla olur. Bireyi Başkalarından Ayıran En Önemli Özellik Öğrenmedir

Bir davranışın öğrenme olup olmadığı aşağıdaki sorular ile anlaşılabilir:

Tekrar veya yaşantı yoluyla mı olmuştur?

Davranışta değişiklik meydana gelmiş midir?

Değişiklik oldukça kalıcı mıdır?

Bu sorulardan herhangi birisine hayır cevabı veriliyorsa o davranış öğrenme değildir. Özellikle tekrar ya da yaşantı yoluyla edinilmeyen davranış değişikliklerine örnek olarak birtakım psikolojik rahatsızlıklar ve tikler verilebilir. Bu durumda davranış değişikliği meydana gelir ve oldukça kalıcıdır; ancak öğrenme olarak nitelendirilemez. Davranış değişikliği kalıcı olmadığı zaman yine öğrenme olarak nitelendirilemez. Yolda giderken düşen birinin, düşme davranışı öğrenme olarak nitelendirilemez. Bu durumda davranış değişikliği vardır ama kalıcı olmadığı için öğrenme denemez.

Hazır Bulunuşluk

Hazır bulunuşluk, olgunlaşmadan daha geniş ve kapsamlı bir kavramdır. Hazır bulunuşluk, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşiminin bir ürünüdür. Hazır bulunuşluk,

konusunda en önemli güçlük bu konuda kullanılan gelişme, büyüme ve olgunlaşma gibi değişmelere verilen farklı anlamlardan doğmaktadır. Bilim adamlarına göre hazır

bulunuşluk, olgunlaşmanın bir işlevidir. Olgunlaşma zaman içinde kendiliğinden oluşur. Bu görüşe göre öğrenmeler için zorunlu bir olgunlaşma düzeyi vardır. Dıştan etkiler ile bu düzeye ulaşılamaz. Hazır bulunuşluk, olgunlaşma ve öğrenme sonucu kişinin belli davranışları yapabilecek düzeye gelmesidir. Bireyin bir işi yapabilmesi için gereken olgunlaşmaya erişmesinin gerekliliği yanında bu iş için gereken ön bilgi, beceri ve tutumu kazanmış olması da gerekir. Hazır bulunuşluk böylece hem olgunlaşma kavramını hem de bir iş için gerekli ön yeterliği kapsamaktadır.

Hazır bulunuşluk Dönem

Gelişim psikolojisinde dönem ya da evre kavramı belirli yaşlarda ortaya çıkan, kendine özgü özellikleri olan gelişimleri anlatmak için kullanılmaktadır. Bazı özelliklerin belirgin olarak görüldüğü bu aşamalara “dönem” demektedir. Örneğin; Piaget’in bilişsel gelişim teorisine göre on bir yaşından sonra soyut işlemler dönemidir. Bu dönemde çocuk, önceden yapamadığı hâlde soyut kavramlarla zihinden işlem yapabilmekte; soyut düşünme, bilimsel yöntemle problem çözme gibi becerileri kazanabilmektedir. Her dönemin kendine özgü özelliklerinin ve sorunlarının olması, dönemlerin ardışık-değişmez bir sıra izlemesi ve evrensel olması dönemlerin en belirgin özellikleri olarak kabul edilmektedir.

Kritik Dönem

Kritik dönem, eğitim ortamında bireylerin yaş değişkenine göre belirli becerileri kazanma ve öğrenme konusunda avantajlı olduğu dönemdir. Yaşa ve kazanılacak beceriye göre değişik öğrenme durumları için farklı kritik dönemler vardır ve her kritik dönem bir önceki evreye göre daha üst düzey bir öğrenmeye hazırlık aşamasıdır. Uyarıcıların en güçlü etkiyi yaratacağı dönem olan kritik dönemde öğrenmenin gerçekleşmesi önemlidir. Kritik dönem atlatıldıktan sonraki uyarıcılar, etkili bir öğrenme gerçekleştiremez. Örneğin; ilköğretim çağında okula gitme fırsatı olmayan bir yetişkinin daha sonra öğrenme süresi uzun olmakta ve yetişkin daha zor öğrenmektedir.

Eğitim

Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir. Eğitim; insanlığın doğuşundan beri daima var olan, günümüzde de uygarlık düzeyi ne olursa olsun her toplumda devam eden bir süreçtir. Eğitim, bireyin bireyselleşmesini sağlamaya çalışır. Eğitim çabalarının genel amacı, yetişmekte olan çocukların ve gençlerin topluma sağlıklı ve verimli bir şekilde uyum sağlamalarına yardım etmektir. Uygar toplumların sosyal yaşamlarını sürdürebilmeleri için çeşitli kurumlar geliştirilmiştir. Eğitimin kurumsallaşması için okullar kurulmuştur ancak eğitimi okullar ile sınırlamak doğru olmaz. Eğitim, bireyin bütün yaşamı boyunca sürmekte; okul içinde ve dışında yaşam boyunca edindiği tecrübelerin bütününü kapsamaktadır.

Çocuğun gelişimini bilmek, anlamak onun eğitimi için gerekli ortamın hazırlanmasında taban oluşturur. Eğitim programları bireyin gelişim özelliklerine uygun biçimde, onun belli öğrenmeleri gerçekleştirmeye hazır olması dikkate alınarak yapılır. Genel anlamda eğitimin dört amacı vardır:

Eğitim, bireyi kültürlemeye çalışır.

Kültürlemenin anlamı; kuşaktan kuşağa gelişerek birikip gelen kültürel değerlerin bireyce benimsenmesini, beğenilmesini ve bunların geliştirilmesi için bireyin katkıda bulunabilecek yeterliğe ulaşmasını sağlamaktır.

Eğitim, bireyi toplumsallaştırmaya çalışır.

Toplumsallaştırmanın anlamı; ulusça konulan yazılı ve yazılı olmayan kuralların bireyce benimsenmesini, uygulamasını ve bunların geliştirilmesi için bireyin katkıda

bulunabilecek yeterliğe ulaşmasını sağlamaktır.

Eğitim, bireyin üretken olmasını sağlamaya çalışır.

Bireyin üretken olmasının anlamı; kendisinin ve ailesinin geçimini sağlayabilecek, kendi yeteneklerine uygun bir iş ya da meslek sahibi olmasını sağlamaktır.

Eğitim, bireyin bireyselleşmesini sağlamaya çalışır. Bireyselleşmenin anlamı; bireyin kalıtım ile gelen gizil güçlerinin yönlendirilerek bunları kendisinin, ailesinin ve ulusunun yararı için kullanabilme yeterliğine ulaştırmak ve bireyin kişiliğini geliştirmektir.

Etkinlik 1

Gelişim ile ilgili temel kavramlardan eğitimin gelişime olan etkisini somut olarak tespit edebilmek için çevrenizden farklı sosyokültürel düzeye ait iki çocuğu örneklem olarak seçiniz. Seçiminizi yaparken okul öncesi eğitim alan ve almayan çocuk olarak da tercih yapabilirsiniz. Yapmak istediğiniz gözlemleri ve testleri önceden tespit edebilir, bu konuda yaşa göre gelişim özelliklerini kriter olarak kullanabilir ve öğretmeninizden destek alabilirsiniz.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Menü
Giriş