Gerçek Hayatta Bu Dersler Ne İşime Yarayacak?

Öğrendiklerinin gerçek hayattaki işlevini sorgulaman olası. Gel biraz öğrenmek ve derslerin gerçek hayatta ne işe yaradığı üzerine konuşalım!

Ders çalışma ve sınava hazırlık süreci belki de bizi en çok zorlayan şey aslında günümüzün büyük bir kısmını ayırdığımız işi sevmiyor oluşumuz: öğrenmek. Çoğumuz konuları çalışırken onları öğrenmek zorunda olduğumuz hissiyle, öğrenme sürecinden keyif almayarak bu süreci ilerletiyoruz. Bunun en büyük sebeplerinden biri de çalıştığımız konuları sadece sınav için gerekli, günlük hayatta işe yaramaz bilgiler olarak görmek. Gel biraz öğrenmek ve dersleri gerçek hayatta kullanmak üzerine konuşalım. 

Bu dersler hep böyle miydi?

Öncelikle okula yeni başladığın ilkokul dönemlerini düşünelim. Bu dönemde çoğu öğrenci okula gitmeye ve dersleri öğrenmeye hevesli durumda olur. Bunun sebebi, o yaşlardaki çocukların öğrenmeyi keyifli ve heyecan verici bir şey olarak görmesi diyebiliriz. Zamanla ortaokul ve lise yıllarında derslerin gerçek hayatta işe yaramayacağı, sıkıcı olduğu düşüncesi artıp bizi içine alabiliyor. Peki neden şimdi de öğrenmeyi bizim için heyecan verici bir hale getirmeyelim?

Öğrenmenin sana ne gibi katkıları var?

Bu soruyu kendimize sorarak başlayabiliriz. Şu an öğrendiğimiz dersler bizi hayata hazırlayan genel bilgileri vermenin yanında, hayallerimize ulaşmamız için birer basamak oluşturuyorlar. Öğrenmeyi kendin için keyifli hale getirmenin yolu, onun bu yararlarını hatırlamaktan geçiyor. Öğrenmenin hayatta hedeflediğin yere varmanda sana ne gibi katkılar sağlayacağını, seni kişisel olarak nasıl geliştireceğini düşünerek evde çalıştığın derslerle günlük hayatın arasında bağlantılar kurmaya başlayabilirsin. “Bu derslerde başarılı olduğumda ne gibi bir karşılık alacağım?” sorusunu da kendine yönelterek onların sana günlük hayattaki faydasını kendine hatırlatmış olacaksın.

Öğrenmezsem ne olacak?

Bahsettiğimiz gibi okuldaki dersleri iyi öğrenmek bizi sınav yolculuğunda hedefimize götürürken aslında sonraki hayatımızda ihtiyacımız olacak bazı temel bilgileri de öğrenmemizi sağlıyor. Bu yüzden bu dersleri öğrenmediğimiz senaryoda neler olabileceğini düşünerek bizim için ne gibi katkılar sağladığını daha net görebiliriz.  Derslerin bize sosyal bilim ve fen alanında kattığı genel kültür günlük hayatı daha bilinçli bir birey olarak sürdürmemize katkı sağlarken, üniversiteye adım attığımız dönemde iyi bilmemiz gereken temel matematik, Türkçe gibi konuları da öğrenmiş oluyoruz. Sadece bilgili görünmeyip gerçekten bilgiyi özümseyen insanlar olabilmek de derslerin bize kattığı bir diğer önemli nokta.

Ders çalışmaya motive olabilmek için yaptığın işi anlamlı bulabilmek başta gelen şartlardan. Bu yüzden sen de öğrendiğin derslerin senin için ne anlam ifade ettiği ve sana nasıl katkılar sunabileceği üzerine daha çok düşünmelisin. Böylece hedeflerine giden yol senin için bir işkence olmak yerine kendini geliştirdiğinin farkına vardığın keyifli bir aktivite olabilir.

Kaynak: kunduz.com 

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Menü
Giriş