İçsel Motivasyon Nedir?

İçsel motivasyonlar , konuya hayranlık duymayı , yaşamla ve dünyayla olan ilgisini, ustalıkla başa çıkma hissini ve onu arama hissini içerir.

Kendinden motive olan öğrenciler aşağıdaki gibi şeyler söyleyebilir.

  • “Edebiyat beni ilgilendiriyor.”
  • “Matematik öğrenmek, net düşünmemi sağlıyor.”
  • “Sınıfta başarılı olduğumda kendimi iyi hissediyorum”

Avantajları: İçsel motivasyon uzun ömürlü ve kendi kendine sürdürülebilir olabilir. Bu tür bir motivasyon oluşturma çabaları tipik olarak öğrencinin öğrenmesini teşvik etme çabalarıdır. Bu tür çabalar genellikle ödüller veya cezalardan ziyade konuya odaklanır.

Dezavantajları: Öte yandan, içsel motivasyonu geliştirme çabaları davranışı etkilemekte yavaş olabilir ve özel ve uzun hazırlık gerektirebilir. Öğrenciler bireyseldir, bu nedenle farklı öğrencileri motive etmek için çeşitli yaklaşımlar gerekebilir. Bu ilgi alanlarını konu ile ilişkilendirmek için öğrencilerin ilgi alanlarını bilmek genellikle yararlıdır. Bu, bir öğrenciyi tanımak gerektirir. Ayrıca, eğitmenin başlayacağı konuyla ilgilenip ilgilenmemesi de yardımcı olur!


Peki Nasıl Motive Ederiz? veya Oluruz?

Öğrenci motivayonunun ve ilgisinin, kalıcı öğrenme için ne kadar gerekli olduğunun artık hepimiz daha önce hiç olmadığı kadar farkındayız. Ancak yine de içsel motivasyonun nasıl ve neden işe yaradığı hakkında çok az konuşuyor ve tartışıyoruz. Aslında “öğrencileri motive etmek” dediğimiz zaman onların zaten motive oldukları gerçeğini – yalnız genellikle eğitimcilerin onlardan istediklerini yapmama konusunda! – gözden kaybediyoruz.

İşte bu yüzden içsel motivasyon bu kadar önemli. Öğrencilere dışarıdan motivasyon yüklemekten (yani dışsal motivasyondan) daha çok, öğrencilerin motivasyona yönelik sistemleriyle çalışmamız gerekiyor.

İçsel Motivasyon

Dışarıdan kontrol edilmek yerine kişisel özerkliğe, özgür iradeye ve kişinin kendi davranışlarını kendisinin seçtiğini hissetmeye yönelik içsel bir ihtiyacımız bulunur. Edward Deci ve William Ryan’ın, Yaptığımız Şeyi Neden Yaparız: Kişisel Motivasyonu Anlamak isimli çalışması, “içsel motivasyon” olarak adlandırdığımız şeyin önemini vurgulayan örneklerden biri.

Bu çalışmaya göre seçim, kontrol duygusunu hissetmedeki en gerekli öğedir. Önüne seçimler sunulduğunda insanlar, belirsiz seçenekler arasından seçim yapmayı değil anlamlı bir karar vermek için gereken bilgiye sahip olmayı isterler. Eğer bir seçim yapıldıktan sonra ortaya kısıtlamalar çıkacaksa, çocuklar da aynı şekilde o seçimden pek fayda sağlamazlar. Aşağıdakiler arasındaki farklara dikkat edin:

  1. Ne tür bir kitap okumak istersin?
  2. Teneffüste ne yapmak istersin?
  3. X Savaşı’na mı odaklanmak istersin yoksa Y Savaşı’nda ne olduğuna mı?
  4. Ne öğrendiğini bir düz yazı yazarak mı, röportaj formatında bir yazı hazırlayarak mı yoksa bir belgesel videosu için senaryo yazarak mı göstermek istersin?

Daha görünür bir heyecan yaratmak için derslerinizde geleneksel ve kontrolcü olan yolları değil özerkliği destekleyen yolları kullanın:

Örnek: Bir sanat projesinin ardından küçük çocuklar tarafından temizlik yapılması.

  • Kontrolcü yaklaşım: “Malzemeleri temiz tutun; renkleri birbirine karıştırmayın; yere boya damlatmayın; önlükleriniz üzerinizde olsun mutlaka.”
  • Destekleyici yaklaşım: “Bazen boyayı etrafa sıçratmak çok eğlenceli olabilir, ama onları kullanacak olan diğer çocuklar da düşünerek malzemeleri ve odayı düzgün kullanmamız gerekiyor.”

Bu yaklaşım, neden bir sınırlama getirildiğini anlayabilmeleri için öğrencilere bir gerekçe sunuyor.

“Yapıcı” Geribildirim

İçsel motivasyonun negatif geribildirime hiç uygun olmadığına ve kötü performansı görmemezlikten geldiğine inanlar için cevabım şu: İşin sırrı, bunu nasıl yaptığınızda gizli. Biz buna “yapıcı geribildirim” diyoruz.

Temel yaklaşım çocuğun şahsına ve yetkinliğine saygı duymaktır. İlk olarak öğrencilerden kendi performansları, benzer bir başka durumda ne yaptıkları, bir teste nasıl yaklaştıkları vs. üzerine düşünmelerini isteyin. Güvenli bir ortamın olduğu yerde bu konuşma, genellikle problemin anlaşılmasını sağlar. Böylece sonradan ihtiyaç duyulduğu şekilde desteklenebilir ya da düzeltilebilir.

Ardından açık uçlu sorularla devam edin: Bunun tekrar aynı şekilde olmaması için bir dahaki sefere ne yapabilirsin/yapabiliriz?

Öğrencilere “düzeltici” eyleme geçiş hakkı vermek, onların şahsına ve yetkinliğine derinden saygı duyar. Öğrencileri, yardımsever ve yapıcı yetişkinden mahrum bırakmadığı gibi sorumluluk almalarını da sağlar.

Denemeye Devam Edin

Eğer açık uçlu soru işe yaramazsa, bir sonraki yaklaşımınız öğrencinin neler olup bitebileceği ile ilgili düşünceleri ile ilgili olarak ona bazı seçenekler vermek olabilir. Bu da kişiye saygı duyar. Aynı zamanda öğrencilerin öz-değerlendirmeye ya da açık uçlu sorulara güvenmeye alışık olmamaları olasılığına saygı duyar. Bu seçenekler şu cümleden sonra gelebilir: “Yoksa sence başka bir şey mi var?”

Eğer bunların hiçbiri işe yaramazsa, geribildirim bir elektronik mesaj formatında verilebilir. Ben genellikle şöyle demeyi çok faydalı buluyorum: “Üzerinde konuştuğumuz şey hakkında biraz daha düşünmeni isterim. Daha sonra/yarın/uygun olan başka bir zamanda bir araya gelip üzerinde daha fazla konuşabiliriz.” Eğer bu da işe yaramazsa, elektronik mesajınız şöyle olabilir: “Bana x,y,z olmuş gibi geliyor. Bu olduğunda, bunun senin için ve başkaları için a, b, c gibi sonuçları var. Sen ne düşünüyorsun? Bunu doğru olarak anlıyor muyum sence?”

Çocuğun şahsına olan saygıyı korumaya yönelik gösterilen özen ve negatif geribildirim durumlarını yapıcı geribildirim durumlarına çevirmek, çocukların en azından bazı yetkinlik alanlarını geliştirmenin gelişimsel bir hak ve gereklilik olduğuna duyulan inançtan gelir.

Bu, her bir öğretmenin tek başına etkili bir şekilde başarabileceği bir iş değil. Bu yüzden meslektaşlarınızla her bir öğrencinin okulda geçirdiği gün hakkında konuşmalar yapın. Her öğrencinin okulda her gün destek gördüğü bir deneyim yaşamasına yardımcı olun. Bu anaokulunda olduğu kadar 12. sınıfta ya da ikisinin arasındaki herhangi bir sınıfta da çok önemli.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Menü
Giriş