Tel Tel Saç Bakımı

İnsanın her uzvu, en güzel şekilde yaratılmıştır. Bunlar içerisinde yüz, ayrı bir kıymetlidir. Vücudumuzun menfezleri bu kısımdadır. Duymamıza yarayan kulaklarımızı, görmeye yarayan gözlerimizi, tatmaya yarayan ağzımızı, yüzümüze bakınca görürüz. Saçlar ise, o güzelliği tamamlayan süstür.

Tarih boyunca daima saça kıymet verilmiş, güç, gençlik, canlılık gibi manalar atfedilmiştir. Yaşadığımız bu dönemde de sağlıklı saçlar için gösterilen çaba değişmemiştir.

Saçlar, beynin genel durumu hakkında ipucu verir. Genellikle beyni sağlıklı ve kuvvetli olanların saçları; çocuklukta sarışın, ergenlikte kızılımsı, gençlikte kahverengi veya siyahtır. Çok sık veya seyrek değil, orta sıklıktadır. Yaş ilerledikçe saçların seyrelmesi ve beyazlaması normaldir. Sağlıklı saçlar, gençlikte ve yaşlılıkta çabuk uzar. Büyükler “Saç sefadan, tırnak cefadan uzar!” derler.

Saçların durumu, iç organlarla da bağlantılıdır. Karaciğer ve safra kesesi sıhhatli değilse, saçın yan taraflarında; böbrek veya kalp zayıfsa, başın ortasında saçlar seyrekleşir. Akciğerler hastaysa saçlar kuru ve cansız olur. Yumurtalıklar rahatsızsa, saç uçlarında çatallaşmalar artar.

Görüldüğü üzere saçlarımız, bizimle ilgili pek çok bilgi verir. Buna, kullandığımız ilaçlar ve DNA’mız da dahildir.

Saç dökülmesi

Sağlıklı insanda her gün ortalama 20-30 saç teli dökülür. Kanda biriken toksik maddeler fazlalaşıp saç soğancıklarına zarar verirse, aşırı saç dökülmesi meydana gelir. Stres, kimyasal temizlik maddeleri, deterjanlar, sentetik hormonlar, kortizon, saç boyaları ve bazı diğer kullanılan ürünler dökülmeyi tetikleyen unsurlardır.

Şampuan yerine zeytinyağlı veya hurma yağlı sabun kullanılabilir, saç kremi yerine elma sirkesi tercih edilebilir. Kimyasal içerikli saç maskeleri yerine bitkisel yağlar denenebilir. Zeytinyağı, argan yağı, Hindistan cevizi yağı ve tatlı badem yağı, rahatlıkla saçlar için kullanılabilir.

Uçlarından düzenli olarak kesmek, haftada bir gün saçı yağlamak ve beslenmeyi düzeltmek; saç sağlığına katkı sağlar. Mandalina, somon, yoğurt, havuç, tarçın, yumurta, yulaf, ıspanak, biberiye, sarımsak, soğan, tere ve dereotu, saçı kuvvetlendiren nimetlerdendir.

Kimyasal boyalar yerine kına

İnsanlar tabiatları gereği, değişikliği sever. Fakat her tebdil, ferahlık getirmeyebilir. “İstediğin renk, istediğin sen” gibi ifadelerle tanıtılan kimyasal saç boyaları, ne kadar masum olabilir? Maalesef sorunun cevabı pek iç açıcı değil. Saç boyaları; amonyak, PPD, resorcinol, napthol, mineral oil, paraben gibi insan sağlığına zararı kesin olarak kanıtlanmış maddeler içeriyor. Araştırmalar, ambalajında “organik” yazan her boyanın, gerçekten de organik olmadığını kanıtladı. Doğal olduğu iddia edilen ürünlerde BDIH sertifikası aranmalı, sentetik koku, parafin ve diğer petrol kökenli içerikler bulunmamalıdır.

İşin ciddiyetini şöyle anlatalım: Kafada, bıngıldak denilen ve vücudun her yeriyle bağlantılı bir merkez vardır. Ayrıca iki kaş arasından ense çukuruna kadar uzanan bölgede, yaklaşık yüz tane akupunktur noktası vardır. İşte bu sebeple, saçlara sürülen maddelerin zararı veya yararı, kılcak damarlarla vücudun her noktasına dağılır. Dolayısıyla yediklerimize nasıl dikkat ediyorsak, farklı yollarla vücudumuza girenlere de o denli dikkat etmemiz elzemdir.

Evlenecek kızlara, kurbanlık koçlara ve asker olacak erlere yakılan kına; aynı zamanda şifalı bir saç boyasıdır. Saç köklerini sağlamlaştırır, saçları canlandırır ve dökülmeyi engeller. Yağlı saçların yağ dengesini sağlar, saç derisini temizler.

Saçınıza kına yapmak için; kınayı, demlenmiş ve süzülmüş çay, zeytinyağı ve ceviz kabuğu suyu ile karıştırarak kremsi bir kıvama getirin. Koyu tonlar elde etmek için, soğan kabuğu suyu; açık tonlar elde etmek için sirke veya limon ekleyin. Bu karışımı serin bir yerde dinlendirin. İşte tümüyle doğal ve sağlıklı saç boyanız hazır! Saç diplerinden uçlara doğru uygulayın, hava almayacak şekilde saçlarınızı sarın. 3-6 saat sonra duruladığınızda, saçlarınız, yeni rengini almış olacak. Şifası ve mis gibi kokusu da iç ferahlığı verecektir.

İnsanın içindeki nizam, dışına sirayet eder. Manası derli toplu olanın, maddesi de derli toplu olur.

Saçları taramaya gelince…

İnsanın içindeki nizam, dışına sirayet eder. Manası derli toplu olanın, maddesi de derli toplu olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ashâbını, saçı-sakalı taranmış görmek isterdi, dağınıklıktan hoşlanmazdı. Tarağı ve misvağı, mescitte dahi yanında olurdu.

Günümüzde kullanılan plastik taraklar, hem mikrop tutuyor, hem de saçı elektriklendiriyor. Sonra saç maşası ve düzleştirici gibi ısıyla saçı şekillendiren aletlere ihtiyaç duyuluyor. Uzun süreli kullanımda bütün bunlar, saçı kırıyor ve inceltiyor.

Oysa bunlar yerine kemik tarak kullanılsa, saç, kolayca düzeltilir ve tabiatına uygun bir şekil alır. Hem kemik tarak, mikrop tutmaz. Saç derisine masaj yapar, kepeği önler, saç derisini kuvvetlendirir. Vücudun ve saçın elektriğini alır. Ayrıca saç için doğal bir keratin kaynağıdır.

Bebekler için daha yumuşak olması nedeniyle keçiboynuzundan mamul taraklar tercih edilmelidir. Düz ve dalgalı saçlar için sık dişli, kıvırcık saçlar için seyrek dişli taraklar seçilmelidir. Saç taramaya, kafanın ortasından başlanmalı, önce sağa, sonra sola geçilmelidir. Kemik tarakla bu usulde taranan saçta, kısa sürede fark görülecektir.

Sözün teli

Beden, insana emanettir. O emanetin her zerresini korumak, sıhhatini temin etmek, insanın vazifesidir. Saçların bakımı da bu ölçüde olmalıdır. Düşünün ki uçan kuşlar, rengârenk çiçekler, kendine özgü halleriyle, görenleri hayran bırakırlar. Güzel görünmek için ayrı bir çabaları yoktur. Varlığın hepsi en güzel şekilde yaratılmıştır; saçlarına varıncaya kadar tüm insanlar da öyle…

insanvehayat.com

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Menü
Giriş